Şımarık Fil Şımarık Fil Ayda Kantar Ataman

Şımarık Fil

(1 Oylayın)

Tanıtım

Bütün hayvanlardan büyük ve güçlü olduğu için her şeyin kendi hakkı olduğunu düşünen şımarık fil hayvanları ormandan kovmuş.
Hep birlikte ondan çok daha güçlü olduklarının farkına varan diğer hayvanların ormana geri dönmesi uzun sürer mi sizce?

*

'Şımarık Fil' Masalının doğuş öyküsü:
Aytül AKAL

Şımarık Fil (1990-93-96)

Hayata, kararlara, uygulananlara eleştirel gözle bakmak için ille yetişkin olmak mı gerek? Çocuklar anlayamaz, değerlendiremez, siyasi görüş üretemez mi?
1983-89 yılları arasında başbakanlık, 1989-93 arasında da cumhurbaşkanlığı yapıp 10 yıllık siyaset hayatını “Benim memurum işini bilir” sözüyle bir güzel özetlemiş olan Turgut Özal dönemini yaşamış biri olarak, gördüklerimi, inandıklarımı masallara yansıtmasam olmazdı. Çünkü çocuklar anlar...
"Her şey BENİM” diye haykıran, gücünün şımarıklığına kapılmış doymak bilmeyen bir fil vardı masalda: “Benim, benim, BENİM…”
Şımarık Fil, ilk kez 1990’da Yeni Günaydın gazetesinin eki Sobe’nin 14.09.1990. sayısında yayımlandı. Bunu özellikle belirtiyorum, çünkü bazı üniversitelerin çocuk gelişim vb bölümlerinde hocalar “siz de bir çocuk kitabı yapın” diye ödev verdiğinde, öğrenciler, masallarımı kendileri yazmış gibi kullanırmış meğerse. Hocalarının masallarımdan haberi yoksa, öğrencilerin hepsi iyi notlar aldılar elbette. Ancak 2016’da beni çok üzen bir olay oldu: Daha otuzuna gelmemiş bir öğrenci, Facebook’tan “Aaa bu masal benim... Kızıma anlattığım masalımı alıp kitap yapmışsınız, çok ayıp, bari izin alsaydınız,” diye aklınca hesap sormasın mı! Oysa biraz araştırsaydı, kendisinin olduğunu iddia etme cüretini gösterdiği masalın ilk kez 1990’da Sobe dergisinde yayımlandığını bulurdu. Çocukken hafızada kalan masallar, bazen işte böyle yeni icat edilmiş gibi hissettirebiliyordu demek insana… Neyse ki tarihler yalan söylemez. Çok üzülmüştüm. Üstelik diğer masallarımı da sınıf arkadaşlarının ödevlerinden aldığımı iddia ediyordu. İtirazı yokmuş daaa, keşke onlardan izin alsaymışım… Bir yazarın masallarını ödevleri için yağmalarken, asıl izin alması gereken, öğrenciler değil miydi? Kendisinin olduğunu iddia ettiği masalın ilk yayın tarihini ortaya koyunca genç anne hoop! engelleyiverdi beni Facebook’ta…
Şımarık Fil önce 1990’de Sobe dergisinde, sonra kitap olarak 1993’de Canı Sıkılan Çocuk’ta yer aldı. 1996’da ciltli kitapların formatı değiştiğinde de tek kitap olarak Fil Masalları serisinde basıldı. *Ve elbette, 2012’de Masal Masal Aytül Akal külliyatı hazırlanırken Şımarık Fil de yeniden resimlenerek Canı Sıkılan Çocuk bölümündeki yerini aldı.
Şımarık Fil'i 1990’da Yeni Günaydın’a götürdüğümde, siyasi bir masal olduğunu anlarlar da ret ederler mi diye çok heyecanlanmıştım. Her dönemde Şımarık Fil gibi insanlar vardı, olacaktı; oldu da. Fark etmek için bilinç gelişmeliydi. Sanatın işlevi de burada devreye girmiyor muydu?
Daha sonra yazdığım fantastik macera romanları Hexonya Gezegeni serisinde (2013), yine gücüne dayanarak “BEN BEN BEN” diye ortaya çıkan şişik egolu Postipidik karakteri de, hayatımızda çokça karşımıza çıkan Şımarık Fillerin yansımasıydı.
Şımarık Fil ve Postipidik karakterlerinin her daim güncel olması, sizce de hüzün verici değil mi?

Okunma 320 kez