İmdat! Bizimkiler Blogger Oldu İmdat! Bizimkiler Blogger Oldu Mavisu Demirağ

İmdat! Bizimkiler Blogger Oldu

(0 oy)

Tanıtım

Akıllı telefonlar, sosyal medya, paylaşımlar...
Dört öyküden oluşan kitap anlatım dili ve metnin akıcılığıyla dikkat çekiyor.
Öyküler modern hayatın alışkanlıklarını eğlenceli, düşündürücü, ironik bir dille ele alıyor.

PAYLAŞIMLAR:

Bazen, amaçları ne olursa olsun, eleştiriler de olacaktır!

#NOFİLTER
İyikitap / Burcu Yılmaz

Dört öyküden oluşan ve almamız gereken dersleri açıkça söyleyen İmdat! Bizimkiler Blogger Oldu’da günümüz alışkanlıklarının eleştirisini okuyoruz. İlk öykü “Ailem Bir Tuhaf”ta ailelerindeki değişimin nedenini bir türlü anlayamayan çocuklar -anne babaları kitap okumaya, erkenden yatmaya, sağlıklı yiyecekler tüketmeye, sanatla ilgilenmeye başlamıştır- bir araya gelip neler döndüğünü anlamaya çalışır. Bu öyküde ideal bir tablo görüyoruz zira bütün çocukların anne babaları, öğrencilerden gizli gerçekleştirilen veli toplantısında konuşan uzmanın önerilerini dinleyip hayatlarında olumlu değişiklikler yapmış ve çocuklarına örnek olmaya çabalamıştır. “Ailem Bir Tuhaf” da kitaptaki öteki öyküler gibi, ana fikrin yanı sıra alt mesajlar
barındırıyor ve yazar bunu öyle satır aralarına gizleyerek yapmıyor. Mesela “aynen” sözcüğünün iletişimi nasıl da kısırlaştırdığına ilişkin göndermeye katılmamak elde değil. Ebeveynler değişirse çocukların da değişebileceğini anlatan öykünün sonu, öteki üç öyküyle karşılaştırınca kısmen açık sayılabilir -ki bunun iyi bir şey olduğu kanaatindeyim. Dönüş yolunda düşünen çocukların hepsi almaları gereken dersi almamış ve anne babaları gibi kitap okumaya, erkenden yatmaya, sağlıklı yiyecekler tüketmeye başlamamış olabilir zira. Biz okurlara da -neyse ki- biraz iş düşüyor burada.

“Kime Benzedim Ben”, kişinin kendi gibi olmasının önemine odaklanıyor. Sınıftaki bütün kızlar ünlü şarkıcı Melixez gibi kestiriyor mesela saçını, oğlanlarsa futbolcu San Piastio’nunki gibi. Öykünün kahramanı, sınıfındaki öteki kızlar gibi Melixez hayranıdır ve ona daha çok benzemek için kendine kâkül kesmeye çalışır. Beceremez ve Melixez’e benzeyemez. Neyse ki sınıf fotoğrafı çekilir de kısacık...

[...] 

*

INSTAGRAM 
bodakedi (serkan murat kırıkcı)

"bence sen kendine bir sözlük al," dedi mine. "ya da eline bir kitap al da oku. o zaman sözcüklerin anlamlarını başkalarına sormana gerek kalmaz, kendin bilirsin."
."ayne demeyi keser misiniz? çok sevimsiz bir sözcük," dedi mine. "katılıyorsanız, evet katılıyorum, aynı fikirdeyim falan deyin. sözcük sıkıntınız varsa, hepinize ödünç vereyim, bende çok var nasıl olsa."
."yaşadıklarıma takipçilerin gözüyle değil, kendi gözlerimle bakacağım artık."
.arada çocuk kitaplarına kaçmayı ve neler çıkmış bakmayı da seviyorum... bizim kuşak için kısır olan çocuk kitaplığı bugünün çocukları için ayrı bir evren ve sürekli genişliyor... Aytül Akal'ın dört öyküden oluşan kitabı modern hayatı irdeleyerek eğlendirip düşündürerek mesajlarını ironik bir dille veriyor. rol modellik, kendin olmak, sosyal medyada paylaşım yaparken hayatı ıskalamak ve sıranın kendisine gelmesini beklemek yerine harekete geçmek öykülerin ana teması. mavisu demirağ'ın resimleriyle renklenen kitap 9 yaş ve üstü çocuklar için akıcı, eğlenceli ve bugünü anlamak, anlatmak için ideal...

*

Oğlaklara Kitaplar

Çocuğuna okurken keyif alan yetişkinler için çocuk edebiyatı harika bir duraktır. İşte o keyfe varan bir arkadaşım (ÇS) getirdi bu kitabı ve okurken kızıyla (E) epey güldüklerini söyledi. Ben de merak edip okudum; Aytül Akal sahiden keyifli bir yolculuk sunuyor okuruna. Ayrıca hem güldürüp, hem de düşündürüyor. Taraf oluyor yazar elbette ve tuttuğu taraf çocuklardan yana. Aslında iyi de yapıyor çünkü çocuklu evlerde çoğu zaman onların açısından bakmayı unutabiliyoruz. Gündelik hayatın getirdiklerine ilave olarak geçim sıkıntısı ile iş ve ev dengesini kurmaya çalışırken çoğu durumda onların sesini daha az duyar, isteklerini daha az görür hale gelebiliyoruz. Çocuk edebiyatı belki de en çok bu nedenle güzel. Biz büyüklere çocuğun gözünden bakıp seslendiği için hepimize gerekli aynı zamanda.
Mavisu Demirağ'ın resimlediği ve hep kitap'ın bastığı "İmdat! Bizimkiler Blogger Oldu" sahiden çağımız insanına ayna tutuyor pek çok yönüyle. Birbirinden farklı öykülerde toplumdaki yaşanan değişimleri görüyoruz ve insanın içinde olduğu çelişkileri. Elbette mizah eşlik ediyor hikayelere. Bir başka yönüyle de; klasik olarak yapılmaya çalışılan gibi çocuklara parmak sallamak yerine, büyüklere parmak sallıyor aslında yazar bu kitabında. Örneğin Ailem Bir Tuhaf adlı hikayede aynı sınıftaki çocukların ebeveynleri aniden bir değişim içine giriyor ve çocukları bunu anlayamıyor ilk bakışta. Her biri kendisine ait hobiler edinen, teknoloji ile arasına mesafe koyup, onu araçsal olarak kullanan, sağlıklı beslenme ve spora önem veren, okumaya ve eğitime meraklı insanlar haline dönüyorlar. Bu ani değişimin gizemini öğrenmeye çalışan çocukları güzel bir süpriz bekliyor ve yazarın "Söyleme, davranışlarınla örnek ol" mesajı veriliyor büyüklere. Yine, Kime Benzedim Ben kısmını okurken sanki bizim eve bakmış yazar ve bundan sonra yazmış dedim kendi kendime. Gerçi kitabın arkasında 9 yaş ve üstü ifadesi var ama bizdeki küçük cadı 8 yaşındayken bu hikayeyi yaşattı bize farklı açılarıyla. Geçen hafta kakül kesmeye karar verdi ve aramızda neredeyse bu hikayedekine benzer şeyler konuşuldu. İsteğinde kararlı olduğunu gördüğüm için onu alıp kuaföre götürdüm ve saçlarına kakül kestik. Bu hikayede küçük kız bunu kendisi yapmaya çalışıyor ve sonuç olumlu olmuyor. Kısacık saçlarıyla üzülen küçük kız okulunda çekilen hatıra fotoğrafında diğer kızlardan farklı ve kendine has olan tek çocuk oluyor. Bu bölümü kızıma okumak için sabırsızlanıyorum; bakalım tepkileri ne olacak? İmdat! Bizimkiler Bloger Oldu adlı hikayede aslına bakarsanız biraz hüzünlendim. Hayata dair her şeyin nasıl da tüketilebildiğini gösteren bir küçük çocuk var karşımızda. Maalesef bu çılgınlığa biz büyüklerin sebep olması da ayrıca üzücü. Hele de çocuğun çok sevdiği Bulut Nine'sinin öldüğünü zannettiği anda bile annesinin çekim yapıp paylaşıma açması çok etkiledi beni. Çocuk da üzülüyor ve en gerçek duygular ona ait. Sahiden bir çeşit istismar aslında çocuğu, duyguları bunca teşhir etmek ve yazar bunu çok güzel ifade ediyor. Herkes bu sahneden gereken dersi alıyor ve sonu güzel bağlanıyor, okuyanların da blogger olmasa bile, kendilerine gereken kısmı alacaklarını düşünüyorum. Bazen dalıp gidiyor ve her öyküye değiniyorum yazarken; yine aynısı oldu. Son kısımdaki Elime Sağlık hikayesinde, kendi çocukluğuma dair bir kesit buldum desem yeterli galiba. Su gibi okunan ve okuduktan sonra üzerinde düşündüren bir okuma oldu benim için. Bir de yazarın bu yaş grubuna dair kitabına yeni rastladım ve konular itibariyle de aynı yaşlara gelen kızımla sanırım daha nice macera bekliyor bizi. Sevgili Aytül Akal, galiba her aileye ve yaşa seslenen kitaplarıyla hayatımızda daha uzun süre olacak.

*

dedeminkitaplari / Instagram

Kitap dört farklı eğlenceli öyküden oluşan bir hikaye kitabı.? Yazarımız günümüzün sorunlarını mizahi bir dille eleştirmiş. Benim öğrencilerim çok sevdi. Kendilerinden ve ailelerinden benzerlikler buldular. Biraz dedikodu yaptık açıkçası? #9yaşveüzerine tavsiye ederim. Ayrıca #mavisudemirağ ın mavi ve sarının tonlarını kullanarak yaptığı çizimleri de çok beğendim.

 

Okunma 357 kez